Hamurunu Bilirsen Ekmeğini Yersin

Selma, büyük özverilerle bitirdiği iç mimarlığın diplomasını alıp mezun olmuştu. Şu an tek isteği iyi bir işyerine girmekti. Çok fazla iş müracaatı yaptı. Fakat bir türlü istediği şekilde iş bulamıyordu. Bir gün tasarım ile ilgili yarışma olduğunu öğrendi. Bu onun için inanılmaz bir fırsattı.

Senelerce öğrendiği bilgileri aktarmanın ve kendi stilini yaratmak için bu yarışma en iyi yoldu. Hiç vakit kaybetmeden yarışmaya başvurdu. Tüm şartları fazlası ile yerine getiriyordu. Tasarım için özgün çalışılması şartı vardı. Yani hiç bir yerden alıntı bir stil olmayacaktı.

Zaten Selma’nın tam istediği de buydu. O küçüklükten beri babasının inegöl mobilya  atölyesinde çalışmasının büyük yararını görmüştü. Tamamıyla çıraklıktan yetişmişti. Bir ağacın neye göre şekil alacağını dahi biliyordu. Normal iç mimarı mezunlarının bu kadar detayı bilmesi zordu çünkü. Dolayısıyla çizdiği modellerin hangi ağaçla ne düzeyde güzel şekil alacağına vakıftı.

Babasının da tecrübesi le çizimlerini tamamlamakta kalmadı. Bunun yanı sıra çizdiği modelleri bizzat babası ile mobilyasını yaptı. Yaptığı tasarım tamamen minimalist bir tarzdı. Ve her kesimin kendinden bir şeyler bulabileceği stildeydi.

Yarışma günü gelip çatmıştı. Selma’nın heyecandan kalbi yerinden çıkacak gibiydi. Çok fazla jüri vardı. Jüri tasarımdan tutun, tasarım için kullanılan malzemeleri neden tercih ettiği gibi sorular soruyor yarışmacıları zorluyordu. Genelde katılan kişilerin çoğu çizimle yetinmiş, diğer aşamalarını takip etmemişlerdi. Selma’ya sıra geldiğinde tüm soruların cevabını aldılar. Jüri Selma’nn bu kadar teknik bilgi bilmesini neye borçlusun diye bir sordu yöneltti. Selma babasına bakarak benim ustam Babam dedi. Babasının o an gurur ve mutluluktan gözlerinden yaşlar akmaya başladı.

Jürinin yarışmacılara son sözü ise Selma size örnek olsun. Bir işi yaparken  sadece yaptığınız bölümü le ilgilenmeyin. En ufak ayrıntısına kadar takipçisi olun. Hamuru ne kadar iyi ise bir işin piştiğinde o kadar mükemmel ve lezzetli olur dedi.

Selma yarışma sayesinde hem ödül aldı hem de çok iyi firmaların birinde iç mimar olarak çalışmaya başladı. Aldığı ödülü ise babasına bir kanvas tablo yaptırarak iade etti. Babasına sarılarak bu ödül senin hakkın baba dedi…