Tesadüf mü Yoksa Kader mi?

Hazal, uzun saçları ve beyaz teni ile çok fazla ilgi çeken bir kızdı. Kalbi de yüzü kadar güzel olan arkadaşımı okulun düzenlemiş olduğu Kapadokya Turu sayesinde tanımış oldum. Tanışmamız bir tesadüf olsa da hayatta bazı tesadüfler size çok güzel şeyler de kazandırabiliyor.

Ben resim yapmayı ve doğayı çok seven biriyim. O yüzden tarihi yerleri gezmek ve onları resimlemek büyük bir hobim. Hazal Kapodokya’da yaşamaktaydı. Ben geziye katıldığım da fotoğraf çekmeye kendimi o kadar kaptırmıştım ki tur grubunu kaybettim. O esnada bana yardımcı olan ve Kapodokya’yı en ince ayrıntısına kadar gezmeme yardım eden Hazal’la aramızda tarifi olmayan bir enerji oluşmuştu.
Konuştukça ne kadar çok ortak yanımızın olduğunu fark ettik. İkimizde lise sonuncu sınıftaydık ve gelecek için çok güzel hayallerimiz vardı. Ben doktor olup herkese çare olmak istiyordum. Belki hayatta bazı şeyleri değiştirebilirdim. Hazal ise mimar olmak istiyordu. Çizimleri çok güzeldi ve meslek seçimi tam ona göreydi. Tanıştıktan sonra sürekli birbirimizle irtibatımızı hiç bırakmadık.

O sene üniversite sınavında doktorluk için puanım yetmemişti. Buna çok üzülmeme rağmen Hazal’ın da yönlendirmesiyle asıl yapacağım işi bulmuştum. Hazal konuşmamın çok rahatlattığını ve iyi bir dinleyici olduğumu hep söylerdi. Psikoloji bölümü düşünebilirsin dedi. Aslında olabilir dedim ve bu bölümü seçtim.

Hazal’la o kadar iyi anlaşıyorduk ki ikimizde aynı üniversiteyi tercih ettik. Ve istediğimiz de oldu ikimizde orayı kazandık. Artık tek yapmamız gereken ikimizin kalacağı bir ev bulmaktı. Üniversiteye yakın olması en büyük tercihimizdi. Küçük müstakil şirin mi şirin bir ev bulmuştuk. Hatta şansımıza ev dayalı döşeliydi. Sadece bir kaç ufak eksik ve zemin döşemesi daha önce su basmasından dolayı şişmiş ve bu yüzden kötü bir görüntü oluşmuştu. Hazal bu konularda çok bilgiliydi. İlk önce bu sorunu çözerek yerleri laminat parke ile döşedi. Eksik mobilyalar içinde yakınlarda bulunan kaliteli 2.el inegöl mobilya satışı yapılır yazan mağazadan ikimiz için güzel bir yatak, gardrop ve çalışma masası aldık. Aldığımız ürünler ikinci el olmasına rağmen sanki yeni alınmış gibiydi. Hazal’a bakarak artık evimiz hazır dedim. Hazal elinde ki tabloyu göstererek, dekorasyon tablosuz olmaz diyerek gözlerimi kapatmamı söyledi. Tablonun yerini bile belirlemişti. Çok güzel bir kanvas tablo seçtiğini söyledi. Çok merak etmiştim. Kısa bir aradan sonra gözlerini açabilirsin dedi. Açtığımda ne göreyim ilk defa tanıştğımız yer olan Kapodokya’nın çok güzel bir resmi. Gerçekten çok sevinmiştim. Bir tesadüf karşılaşma bizi nerelere getirmişti.

Dört senelik eğitimimizden sonra her ikimizde okulu çok iyi derecelerde bitirmiştik. Ve kısa süre içinde de iş hayatına atılmıştık. Ama hiç bir zaman iletişimimiz kopmadı. Onunla beraber geçirdiğim koskaca dört sene bana çok şeyler katmıştı. Hazal çok pozitif bir insandı ve etrafa bu enerjisini fazlasıyla yaymaktaydı. Ve bir gün Hazal’dan bir mesaj geldi canım evleniyorum diye. Onun için çok sevinmiştim. Hayatını tamamen yoluna koymuş ve artık güzel bir yuva kuracaktı. İnsanın beraber büyüdüğü ve değer verdiği dostunun güzel bir haberini almak kadar güzel bir şey yoktu.

Hayat ne garip, hiç tanımadığın biri bir gün canın olabiliyor ve ben bu durumdan çok memnunum. Bunların yaşanması bir tesadüften ibaret diyebilir miyiz ? Ya da sadece kader mi?