En Büyük Güç Azimli Olmaktır

Ailem ile İstanbul’da ikamet etmekteyiz. Bakırköy semtinde oturuyorduk, babamın mesleğinden dolayı yerleşik bir hayatımız hiç olmadı. Babam astsubay, annem ise Bursa’da böcek ilaçlama firmasının avukatlığını yapmakta  idi. Annem ve babamla hafta sonları birlikte vakit geçirebiliyorduk. Babam tayinini Bursa’ya istemişti ve sonuçlanmasını bekliyorduk. Babamla ara ara annemi ziyaret etmek için Bakırköy Kiralık Araç ofisinden araba kiralayıp giderdik. Gittiğimizde annem bizi çok güzel karşılar, güzel vakit geçirirdik.

Ben İstanbul’da okuduğum için babamla kalmak zorundaydım ama annemi de çok özlüyordum. Bir araya geldiğimizde anneme her şeyimi anlatırdım. Annemle arkadaş gibiydik. O yüzden hiçbir şeyimi saklamazdım. Ne mutlu ki ailem çok baskılı değildi. Sadece gideceğim yerlere haber vermem yeterliydi. Tabi ki her şeyden önce güven gelir. Ailemin bu zamana kadar güveninin sarsmamanın rahatlığını yaşıyordum. Annem bir davasında çok zorlanıyordu. Bu sebeple de çok çalışmak zorundaydı. Bu sebeple annem ara ara hem davanın gerekliliklerini yapmak için hem de arkadaşının yanına ziyarete giderdi. Annemin arkadaşı Aydan teyze nervürlü inşaat demiri imalatı yapıp satan nervürlü inşaat demiri Ankara firmasının sahibinin eşi idi. Aydan teyze ile ilkokul yıllarında tanışmış ve dostluklarını ilerletmişlerdi. Ara ara beni de çağırırlardı ve birlikte vakit geçirirdik. Aydan teyzenin kızı vardı ve aynı yaştaydık. Çok iyi anlaşıyorduk, aynı şehirde olmadığımız için sürekli telefonda görüşürdük. Hedefimiz aynı üniversiteyi kazanmaktı. Bende Aydan teyzenin kızı gibi polis olmak istiyordum. Kızı Lina ile sürekli hayaller kurardık, ikimizde polis okuluna gideceğiz ve polis olacağız diye. Bizde üniformaya bağlı bir aşk vardı. Hem de vatanımızı çok seviyorduk. Ankara’ya gittiğim zamanlarda Lina ile Anıtkabir’i ziyaret ederdik ve Ata’mıza bize bu kadar haklar verdiği için çok teşekkür ve dua ederdik.

Zaman öyle çabuk geçiyor ki resmen her şey göz açıp kapatıncaya kadar bir bakmışız ki büyümüşüz ve üniversite hazırlığı yapıyoruz. Annem ve babam polis olabilmem için çok destek oldular. O sırada Diyarbakır Pöh Kursu’nda eğitim aldık. Neyse ki sınava girdik ve  Polis Meslek Yüksek okulu’na girmeye hak kazandık. Lina’da bende Karadeniz’i çok beğendiğimiz için Trabzon’u tercihimizin ilk sırasına yazdık. Bende Lina’da Trabzon’a yerleşecektik. Babamı İstanbul’da yalnız bırakacağım için çok üzülüyordum ki babamın tayinin Bursa’ya çıktığını öğrendik. Çok güzel bir haberdi. Artık annem ve babam bir arada olacaktı. Fakat annem kendine göre bir evde idi. Daha büyük eve geçebilmesi için babamın tayinini bekliyordu.

Babamdan tayininin çıktığı haberini alınca annem ev araştırması yapmaya başladı. Annemde mutfak takıntısı vardı. Tezgaha çok önem veriyordu ve baktığı her evde tezgahın Corian Tezgah olmasına dikkat ediyordu. Çünkü diğer evinde tezgahın üzerine ne koyarsa koysun hemen leke oluyordu ve çıkması çok zaman alıyordu. Ayrıca yer zemini konusunda çok hassastı. Laminat parke çizilmesin diye sandalye ve koltukların bacak altlarına koruyucu yapıştırırdı. Annem kullandığı eşyaların kıymetini bilen ve onları düzgün kullanan, malının kıymetini bilen biriydi. Belki bunun nedeni çocukken yokluk içinde büyümesiydi. Bize hep malınızın kıymetini bilin, savurganlık ve israf yapmayın derdi. Birazda titiz bir kadındır annem. Bu sebeple de her şeye en ince ayrıntısına kadar dikkat eder. Sanırım annemde avukatlık mesleğinin verdiği bir hastalık vardı. Dikkati bu yüzdendi sanırım.

Babam Bakırköy’de oturuyor olmasına rağmen Kadıköy Kışlası’nda görev yapıyordu. Kadıköy’de çok arkadaşa sahipti. Tayininin çıktığını öğrenen arkadaşları çok üzülmüştü. Arkadaşlarından biri Kadıköy Evden Eve Nakliyat firmasının sahibiydi. Kendisi şehirler arası taşımacılık da yaptığı için babama eşyalarının taşınması için yardımcı olacağını söylemiş. Babamla birlikte evdeki eşyaları koliledik ve toparladık. Görev günü başlamadan eşyaların hızlı bir şekilde taşınması gerekiyordu. Babamla oturduğumuz ev 6. kattaydı. Bu sebeple eşyalarında merdivenlerden indirilmesi zor olacaktı. Nakliye için gelen kişiler balkona yük asansörü kurup eşyalarımızı güvenli bir şekilde indirdi. Nakliyat kamyonunun içerisine güzelce yerleştirdiler ve Bursa’ya gitmek için yola koyuldular. Bizde babamla birlikte gittik. Annem bizi bekliyordu. Artık tüm düzenimiz Bursa’da olacaktı. Eşyalar yeni evimize taşındıktan sonra annem babam ve ben güzel bir şekilde evin düzenlemesini yaptık.

Ben artık yaz tatillerinde gelecektim evimize. Ama çok mutluydum. Artık annem ve babam bir aradaydı. Neyse ki bir kaç gün yeni evimizde ailemle vakit geçirdikten sonra Lina ile haberleşip aynı gün Trabzon’da olacak şekilde yola çıktık. Artık bizi güzel bir heyecan ve maraton bekliyordu. Hayalimizin gerçekleşmesinin mutluluğunu ve sevincini yaşıyorduk. Polis okulunda sürekli Özel Harekat Polisi olabilmek için araştırmalar yapıyorduk ve daha çok çalışıyorduk. Lina ve ben ayrı şehirlerde büyümemize rağmen aynı duyguları yaşıyorduk. Tek aşkımız Din Vatan Millet Bayrak idi ve görevimizi en iyi şekilde yapabilmek için bu yola koyulmuştuk. Göğsümüzde Türk Bayrağı’nı taşırken çok farklı duygulara kapılıyor ve daha çok hırslanıyoruz. Olmaz diye hiçbir şey yoktur hayatta. Yeter ki isteyin ve çabalayın.