Koltuk Altı Ticaret

Öyle ticaret adamları(!) tanıdım ki; menfaatlerinden başka hiçbir şeye akılları basmayan, lisans diplomalarına rağmen esnaflığa ve çalışma politikasına dair tek bir fikri olmayan fakat her hadiseden kendine pay çıkarabilen.
Ticaret, esnaflık, üretici olmak böyle bir şey değildi ki.

Çok iyi hatırlıyorum, dayımın küçük bir manavı vardı. Kasabanın tek manavıydı ve oldukça işlek bir yerdi. Bir yıla yakın bir süre sonra başka bir esnaf bakkalına sebze, meyve bölümünü de eklemişti ve burası manava iki adım uzaklıkta bir dükkandı. Rekabet istiyordu çok belli. Dayım hiç taviz vermezdi. “Olsun o da kazansın hem zaten koskoca kasabaya yetişemiyordum” deyip geçiştiriyordu herkesi. Hatta bir keresinde dayım, o gün hiç satış yapamayan adamın bakkalından, sırf evine ekmek götürsün diye ihtiyacımız olmadığı halde bir çok şey satın almıştı.

Şimdi esnaflık, nerde kaldı? Biz hangi boyutta yaşadık tüm bunları? Çok değil, 10 sene öncesinden bahsediyorum. Koltuk altı ticaret değil de ne bu? Herkes kendi payına düşenden fazlasını istiyor, elde edemediğini ödün’çalıyor..