İçimizde ki Yol ve Güç

İçimizdeki yol ve güç Genelde; Hayal kurmayı bıraktığımız gün hem kendimize hem de hayatımıza yazık etmeye başladığımız gün olarak başlar.
Hayat insanlara nasıl acılar yaşatırsa yaşatsın hayat bir amaç ve araç gayesinde ne çıkmazlara sokarsa soksun hayallerimiz bizi ayakta tutan yarının güzellikler getireceğine inandıran bahar çiçekleri gibidirler.
Ve farkındalık yaratmak ve farkında olmaktır. Farkında olarak yaşamak üzerine düşünürken bir yandan da bu halin aslında çoğu durumun anahtarı olduğu ayrımına varmak için çok fazla kaynağa başvurmadan kendi farkındalık algımız üzerinden bazı konuları netleştirmek olumlu, ama olumsuz yabancıların mindfulness olarak tanımladıkları yaşadığın şu anda kendinde ve etrafında gerçekleşenleri olabildiğince oldukları gibi fark etmektir, an be an. Zihninden geçen düşünceleri görmek, yaşadığın duyguları, vücudundaki hisleri oldukları gibi algılamak ve normalde yaptığın gibi gerçekleşenleri isimlendirmediğin ve yargılamadığın için tepki vermeden onlarla kalabilmektir. farkındalık ise tamamen öznel ve çok değişkenli bir problemdir Bu nedenle Ben size kendi penceremden bakınca gördüklerimi olumlu perspektif üzerinden aktarmaya çalıştım, çünkü farkındalıkla birlikte hayatımdaki bazı şeyleri rayına oturtabildim.

Farkındalıklarını Plana dönüştürmek;
Hayalleri gerçekleştirmenin en önemli ve ilk adımının hayali plana çevirmek “Bir gün oraya gideceğim o arabayı yapacağım” cümlesini ne kadar güçlü bir hale getirirsek, hayal ettiğimiz şeye ulaşmak o kadar kolay ve hızlı olacaktır. Yatağınızdan kalkıp bugün tatile gideceğim diye yola çıkamassınız  mutlaka önceden planlamanız lazım yada siz öyle sanıyorsunuz. Aslında tam olarak öyle değil insan kafasına koyduğunu yapamıyorsa nerede kaldı hayaller nerede kaldı çabalamalar. Bir gün uyandığımda Kaş’a gitmeye karar verdim tanımadığım bilmediğim bir yere kasım ayında ayazın tamda ortasında genelde yazı bekleriz değil mi? Ben Beklemedim Kekovaya geçtim oradan tekne turları benim tek hayalimdi istanbul tour packages diye düşünürken bir baktım sağım solum kamp alanı kıvrıldım bir köşeye hayal ettim ve gerçekleştirdim . Şimdi sen bir hayalini gerçekleştirmek için Hazır mısın ? Önce bekle şu yazıyı bitirelim 🙂

Unutmayın İstediklerimizi gece yarısı mışıl mışıl uyuduğumuz yataklarımızdan kalkıp zihnimizden öylesine geçirdiğimiz birer hayal olarak bırakmak yerine, güçlü birer plan haline getirmek istediğimiz hayata ulaşmanın en önemli kuralıdır.
Hayallerimizi ve farkındalıklarımızı yazmak, hayallerimiz ile ilgili araştırmalar yapmak ve bir yol haritası oluşturmak ve bu yola giderken nelere ihtiyacımız olduğunu belirlemek gerekmekle birlikte nerede başladı ki nerede bitsin diyerek
Eskilerin lafıyla “Başlamak bitirmenin yarısı” sözünü yalnızca gaza getirmek için söylenmiş bir söz sanıyorsanız yanılıyoruz.
Hayata ve beklentilerimize karşı Ufacık bir adım atmış olmak bile, isteğimize ve hedefimize ulaşma yolunda hayati önem taşımaktadır.
Örneğin; Günümüzün hastalığı olarak bilinen rahatsızlıkların belirtilerinin doğmasına ve nefes almasına izin vermek birazda bizlerin elinde…
Hayatımız için doğru olan kararları yaşam suyunu eklemek için olmazsa olmaz bir adımdır.

Kendi kendimizi baltalama anlamında bir tanım yapmak gerekirse; farkındalık, içinde bulunduğumuz ana, değerlerden arınmış ve mental olarak tamamen açık bir vaziyette dikkat kesilerek o an ne meydana geliyorsa tümünü kabullenebilmektir. Özünde bilinci içeren farkındalık sizi kuşatan kabukları kırarak kendi “o anınıza” gitmenizi sağlayan özel bir mental aktivitedir. Bu bilinçli farkındalık halinin en önemli özelliği aklınızın nelere odaklandığını, ne düşündüğünü, neler planlayıp, neyi parçalarına ayırdığını anı anına fark edebilmenizi sağlıyor olmasıdır.
Zaman zaman kendimizi “ Ben bunun aynısını düşünmüştüm, ama işte bak Onlar yapmış…” derken buluruz.
Peki neden bizim tam olarak aynısını hatta daha iyisini hayal etmiş olmamıza rağmen, hayal ettiğimiz şeyi bir başkası yapar ve biz ardından öylece bakakalırız?

Kısa bir örneklendirme Ben Bursalıyım İnegöl’ü duymuşsunuzdur Muhteşem Köftesi ve inegöl mobilyası ile ünlü şehrimiz bir abimiz vardı öylesine bıçkın öyle deli dolu öyle sevdalı sevdiğine açılamadan hayata gözlerini yumdu geride ondan kalan saman kokulu bir defter, okuduk gözlerimiz dolu dolu yediği içtiği gezdiği sokakların durup dinlendiği köşe başlarının adlarına kadar yazmıştı sevdiğinin. Unutmamak adına kopmamak vazgeçmemek adına neydi uzak tutan diye düşünmedik değil !! Mahallenin kızı delikanlıya yakışmaz diye öyle içten yaşamış sevdiğini.. Ya sonra içimize atılan dertler sıkıntılar bastırılmış duygular donuk hayatlar her birimizi böyle hasta eder sonu mu ? 5 -6 metrelik bez parçası bir avuç toprak..
Hayal ettiğimiz şeyleri bir dağ yamacın kenarında kimi zaman “saçma”, kimi zaman “tutmaz”, kimi zaman ise “beceremem” düşüncesi ile arka plana atar, gerçekleştirmek için hiçbir adım atmayız.
Oysa her başarının ilk başta basit bir fikir olduğu, hedefe giden yolda ve aksilikler ile güçlendiği gerçeğini unutmamak gerekmektedir.
Hayata karşı Olumsuz tezler bizi baltalamaktan başka hiçbir işe yaramaz. Bunun yerine olası olumsuzlukları saptamak, önlem almak, plan yapmak ve yol almak bizi hayal ettiğimiz şeylere ulaştıran sağlam adımlar atmaktır.

Bence Hayallerimizi planlara çevirelim. Hayallerimiz gerçekliklerimizin çıkış noktası yaratıp kendi çapımızda pratiklerle tanışmak zor günlerle boğuştuğumuz bir geçiş döneminde başvurabileceğimiz uzmanlar sayesinde oluyor belki de… Hayatımızın içinde sorunlar karşısında işin uzmanı bir Bursa avukat veya psikolog gibi kişilerle hayatı düzene oturmayan, netlik kazanmayan olaylara aşırı derecede odaklanıp anlardan aldığım doyumu ortadan kaldırarak birlikte başladığınız farkındalık ve zihin açma çalışmaları sayesinde şu an değiştirebileceğiniz ve değiştirebileceğimiz durumların bilincinde olmaktır… Kendinizde oluşturmayı hedeflediğiniz başarı farkındalık sayesinde resmin bir bölümüne odaklanmak yerine bütünü görüp tüm olasılıkları hesap ederek hareket etmeye başlamak ise; olası tüm kazaların önüne geçmektir…
Tüm bu temel kazanımların içinde farkındalık kişiye daha sağlıklı çıkarımlar yapabilme yetisini de kazandırmaya başlar ve kişinin Kendisini ve kapasitenizi kabullendiğiniz an gelen bir hediye gibi düşünebileceğiniz kaliteli yetenekler doğrultusunda karar alma sürecinde sizi daha mantıklı hareket etmeye iten önemli faktörlerden biri haline gelecek.
Yaşamın düşüncelerle temas edebildiği anı öğrendiğiniz an sizi cezbeden farkındalık çoğu insan tarafından boş bir uğraş ve zaman kaybı olarak görülüyor ne yazık ki…
Oysa bendeki gibi konunun uzmanı tarafından yolun çizildiği vakit emin olun farkındalık kazanmak hiç de zor olmuyor. Hepsinden önemlisi farkında olmak size bağımsız yaşamın kapılarını aralıyor ki bu benim için kendi içimde kaybettiğim bağımsızlığımı yeniden keşfetmek şeklinde gerçekleşmesidir…
Ne yazık ki acı çekmek yavaş yavaş hayat algısını sınırlandırıp kişiyi duygusal bir hareketsizliğin içine doğru çeker İşte farkındalık çalışmalarının en önemli amaçlarından biri olan yol göstericilik tam da burada devreye girmeye başlıyor… Ben farkındalık seansları sayesinde ne zaman ve ne için acı çektiğimi öğrenmenin yanı sıra bunların altında yatan sebepleri kafamda yıkama yapıp arınmış alışkanlık haline getirdim. Farkındalık size asla acılarınızı yok etme garantisi vermemekle birlikte onların altında biriken ve sizi daha da hasta eden gereksiz birikintilerden kurtulabilme gücünü sağlayan araçtır…
Nedeni ise; görüp derhal harekete geçebilmek şeklinde düşünmektir. Ve bu durum daha hijyenik acılar yarattığı için baş etmesi de daha basit hale gelmeye başlar.
Farkındalıktaki bir diğer önemli nokta ise “geçicilik” kavramını öne çıkarmaktır. Kabul edelim yaşam üzüntülerle dolu. Hastalıklar ve tedavi süreçleri daimi olarak mutluluk içeren anları çoğaltıp, acı verenleri azaltmaya uğraşarak hayatımızın pek çok olası zenginliğini ellerimizle yok edebiliyoruz…Yada masaj koltukları kullanarak bedenimizi dinlendiriyoruz. İşte farkındalık bu aşamada benim karşıma geçiciliği koymakta ve Kabullenmeyi öğrendikten sonraki aşamada ulaşım sağlayabildiğim geçicilik bilinci sayesinde hayattaki olumlu, olumsuz veya nötr her şeyim laminat geçiciliğidir.
Tüm yaşantılarla iç içe olma yolu olan farkındalık sayesinde, acılar azalır ve iyi oluş halimiz artar. “Germer”in bir sözü “Uyanmak ve şu anda neler olduğunun farkına varmaktır da denilebilir. Bilinçli olarak farkında olduğumuz zaman dikkatimiz geçmiş ve gelecekle meşgul değildir, şu anda olanı yargılamaz veya inkar etmeyiz, tamamıyla şimdiki andayızdır’”sözü konuya uygun bir noktaya değinmiştir. Çocukluğumuzda bize ait odalar yoktu büyümeye başlayınca tek hayalimiz genç odası sahip olmak olsa da mutlaka diğer kardeş ile aynı ranza da altlı üstlü kalırdık. Gel de oku büyük adam ol derdim kendi kendime hayal kurabileceğim alanım bile yok… Şimdilerde anlıyorum ki engelim odam değil beynimmiş..
“Bunu her an yaşantılarımızın farkında olmamız ve zihnimizin nasıl gereksiz kaygılar yarattığını anlamamız için içgörü kazanmamızı sağlayarak gerçekleştirir” diyerek konuya uygun söz desteklenmiştir… Yaşamda tamamen uyanık ve canlı olmayı kim istemez? İşte farkındalık bunu elde edebilme ve koruyabilme becerisini insanlara sunuyor. Ne tamamen pozitif bireyler yaratma amacında, ne de üzüntüler içinde boğulan bir birey… Bence bu konuda temel sözcük Kabullenmek ve barış…
Bence farkındalıkla birlikte hatırlamayı da öğrenmek, bahsettiğim hatırlama anılarla yaşamak şeklindeki bir hatırlama olarak algılanmamalı… Bu dikkatimizi ve farkındalığımızı tüm kalbimizle ve kabullenici bir biçimde şu andaki deneyimlerimize yönlendirmek ve anı tam anlamıyla yaşamaya niyet etme eylemi olarak düşünülebilir.