Kadın İsterse Herşey Mümkün

Düğün, her genç kızın hayatı boyunca en güzel anı bırakmasını istediği gündür. Ve bugünü en ince ayrıntısına kadar planlar ve özenir. Bir problem ve aksilik çıkmaması için dua eder. Tabi ki bunu sevdiği kişiyle evlenen kişiler için söyleyebiliriz. Bir de ailesinin seçtiği kişiyle evlenmek zorunda kalanlar var. Bugün bunlardan biri olan Neşe’den bahsetmek istiyorum. Benim hayatımda gördüğüm en hırslı, güçlü ve bir o kadar zeki ve akıllı bir kadın. Neşe bizim evimize temizliğe gelen bir kadındı. Ailesinin istediği bir gençle evlendirilir. Tek şansı bu gencin ona aşık olması. Onun gözünün içine bakması ve değer vermesi.

Oto ekspertiz firmasında çalışıyorum ve bir akşam eve geldiğimde Neşe ile karşılaştım. Kocaman kahverengi gözleri, utangaç tavırları ve güzel gülümsemesiyle dikkatimi çekti. Yeni mi başladınız? dedim. Çekingen tavrı ile evet dedi. Beni Neşe’ye çeken bir şey vardı. Bir gün sohbet imkanımız oldu. Ailesi okula göndermemiş ve okuma-yazma bilmediğini söyledi. Ama okula gitmeyi çok istediği halde babasının erkek kardeşlerini yollayarak onu yollamadığını söyledi. Ama abla okusaydım ben neler yapardım dedi. O an gözündeki ışıltıyı gördüm. Gerçekten ister misin? dedim. Ben sana öğretirim sonrasında da açık öğretimle eğitimine devam edersin dedim. O kadar azimliydi ki bir ay içinde çok iyi okumaya ve yazmaya başladı. Sürekli benden kitaplar alır okurdu. Eşi bu konu da tam destekti.

Eşinin gösterdiği ilgi alaka ve sevgisi sayesinde Neşe’de onu sevmeye başlamıştı. Hatta bazı konularda eşine destek olması onun çok hoşuna gidiyordu. Hemen açık öğretimden ilkokul, ortaokul, lise derken tüm diplomaları aldı. Eşi aslında iyi bir meslek sahibiydi. Awox küçük ev aletleri satışı yapan firmada çalışmaktaydı. Ve eşinin kendini geliştirmesi ve azimli olması çok hoşuna gidiyordu. Bu kadar kısa sürede ilerlemesi onu da gururlandırıyordu. Zaten o da eşinin neler yapabileceğinin farkındaydı. Tek sıkıntı eşinin ailesiydi. Sürekli torun istemeleri ve gençleri bu konuda bunaltmalarıydı. Uzun süredir evli olmalarına rağmen çocukları olmamıştı. Neşe ile doktora gittiğimizde sorunun onda olmadığını söylediler. Maalesef aile bunu kabul etmemekteydi. Benim ısrarımla eşini doktora götürdük. Eşine varikosel tedavisi yapılması gerektiğini ve tedaviden sonra çocuk sahibi olacaklarını belirttiler.

Neşe aslında bu zamana  kadar çocuğu olmadığı için çok üzülmemişti. Çünkü hep bana abla ben cahil bir anne olmak istemiyorum der dururdu. Haklıydı da. Çocukları ilk yetiştiren annelerdi. Ve anne ne kadar bilinçli olursa yetiştirdiği evlat da vatana, millete ve aileye de o kadar hayırlı bir evlat olurdu.

Neşe lise diplomasını aldıktan sonra hadi üniversiteye hazırlık yapalım dedim. Ne bölümü istersin Neşe dedim. Çocuk doktoru dedi. Neşe gerçekten çok azimliydi. Her bulduğu kitabı değerlendirir, çözmediği soru kalmazdı. Bu kadar zeki bir kızı okutmadıkları, devlete ve millete böyle zeki bir çocuğu kazandırmadıkları için ailesine çok öfkeliydim. Neşe çözemediği soruları bana veriyor, bende hocama gösteriyordum. Üniversiteye çok iyi hazırlanmıştı. Bazen bu ilk tanıdığım Neşe’mi diye dönüp bir daha bakıyordum. Onun gözlerinde ki ışıltı daha o günden belliydi.

Üniversite sonuçları açıklandığında gözlerime inanamadım. Neşe çok yüksek bir puan almıştı. Beraber tercihleri yaptık. İstanbul Üniversitesi Tıp Bölümü’nü kazanmıştı. Onunla ne kadar gurur duysam az. Tam bir azim göstergesi. Neşe’nin hikayesi herkese bir örnek. İnsanın azmettiği zaman yapamayacağı hiçbir şey yok. Neşe bununla da kalmadı. Eşini de üniversite sınavlarına hazırlayıp, onunda kazanmasını sağladı. Eşi Neşe’ye teşekkür etmek amacıyla Canan Yolaç Stamboul ikonik tasarım choker hediye etmişti.

Eşinin sağlık sorunu çözüldükten kısa bir süre sonra Neşe hamile olduğunu öğrendi. Artık üzülmüyordu. Kendini yeterli bir anne ve eşini de yeterli bir baba olarak görebiliyordu. Küçücük bir cahil köyden gelip, kendi sınırlarını azimle zorlamış ve başarmıştı.

Hamile olduğunu öğrenince bebek odasını ben ona hazırlayıp hediye etmek istedim. Bir kız bebeği olacaktı. İlk önce zemin döşemesinden başlayarak çok güzel beyaz bir laminat parke seçtim. Pembe renk tonunda küçük resimler olan bir duvar kağıdı ile duvarları kaplattım. Duvara Neşe’nin üniversite diplomasını alırken çekilen resmini kanvas tablo olarak yaptırdığım tabloyu astım. Oda çok şık gözüküyordu.

Tek eksiği mobilyalarıydı. Onu da inegöl mobilya firmasında çalışan bir hastası hediye etti. Biliyorum merak ettiniz. Neşe mezun oldu mu? Ne mesleği yapıyor? dediğinizi duyar gibiyim. Evet evet Neşe çok istediği çocuk doktoru olmuştu.  Ve şu an kendi çocuğu haricinde pek çok çocuğu var. Mükemmel bir doktor ve mükemmel bir anne…