Heidi’nin Gerçek Hikayesini Biliyor Musunuz?

80’li, 90’lı yıllarda büyük bir ilgi ile izlediğimiz, Alp Dağları’nın sevimli kızı olarak tanıdığımız çizgi dizi kahramanı Heidi’nin yaşam hikayesinin gerçek olduğunu biliyor muydunuz?

Önce babasını daha sonra annesini çok küçük yaştayken kaybeden Heidi, yetim kalır ve teyzesi Detie’yle yaşamak zorunda kalır. Sekiz yaşına kadar ona kötü davranmasalar da onun sevimliliğini kullanıp bir çok ortamda bundan faylanmışlardır. Küçük kız 8 yaşına geldikten sonra teyzesi, onu Alp Dağları’nın eteğinde ki yamaçta yaşayan dedesine götürür, bir marangoz olmasına rağmen kırık dökük parke çıkıntıları dikkatlerini çeker. Mobilya üzerinde biriken toz kalıntıları ise hiç kullanılmamış hissi veriyordu. Bir şekilde dede ile torunu birlikte yaşamaya ikna eder.

Dede Heidi’yi soğuk bir ifade ile karşılamıştır. Küçük kızı eve almaz ve keçilerle birlikte samanlıkta kalmasını söyler. Kendisi peynir ekmek ile beslenirken ona sadece lapa verir. Heidi henüz o yaşta bile o kadar sevecen ve sıcak kanlı bir çocuktur ki, bütün kasabanın keçilerini otlatan Peter ile hemencecik arkadaş olur. Onun ile beraber dedesinin 2 keçisini otlatmaya gider her gün. Peter de annesi ve büyük annesi ile yaşan fakir bir aile çocuğudur. Neredeyse sürekli Peter ile günlerini eğlenerek geçiren Heidi’nin okula gitme vakti gelince teyzesi Detie onu dedesinden almaya gelir. Ancak bu, teyzenin en büyük kozuydu, sakatlık geçiren kızı Clara’ya arkadaşlık etmesi için onu yanına almayı planlıyordu.

Şehre gelen Heidi, okuma ve yazmayı çabucak kavramıştır. Ancak her ne kadar Clara ile de güzel vakitler geçirse de bu evde kuralları ve cezaları olan küçük kız hep oradan oraya savrulmuştur. Yazın Alp Dağları’nın eteğinde ki yamaçta yaşayan dedesinin yanına gittiğinde ilk önce Peter’i görmeye gitmiştir. Heidi, okuma yazmayı ona da öğretmiştir. Tabi bu süreçte dedesi torununu özlemiş ve geleceğini bildiği için köyde ki evi tamir ederek oraya yerleşmiştir. Clara’da küçük kızı çok özlemiş ve Heidi’nin köyüne gitmek için annesini ikna etmiştir.

Üç çocuk yaz boyunca burada doğal yaşam şartlarında oldukça mutlularmış. Bir gün Heidi’nin dedesi Clara’ya yardım etmiş ve ayaklarını hareket ettirmiştir. Bir müddet sonra da yürümeye başlamıştır.