Hayallerinizden Asla Vazgeçmeyin!

Hayaller, ne güzeldir değil mi? Her insan hayal kurar ve hayallerinin olmasını çok ister tabi ki. Hele bir de hayaliniz gerçekleşirse sizden mutlusu yoktur.  Bu hayal belki bir kariyer, belki bir aşk ya da bir evlat. Belki de bambaşka bir şey. Size bugün çok istediğim bir hayalin nasıl gerçekleştiğini anlatacağım.

Adım Feride, annem koymuş ismimi. Anlamı eşi benzeri olmayan, eşsiz demek. Kendi ufak bir köyde büyümüş, en fazla kasabasına kadar gidebilmiş, farklı yer görme imkanı bulamadığı için benim hayatımın ona benzemesini istemediğinden bana bu adı vermiş. Bana küçüklüğümden beri senin her şeyi değiştirmeye gücün yetecek derdi. Halbuki bana ilham veren kendisi idi. Canım annem o kadar güçlü bir kadın ki. Belki şartlardan ya da imkansızlıktan kendi sınırlarını geçememişti. Annemin verdiği güçtü belki beni bu hayale sürekleyen bilemiyorum. Ama küçük yaşımdan beri bulunduğum bu köye sığamıyordum. Kasabaya gittiğimizde kendimi hemen kütüphaneye atar, bir sürü kitap alırdım okumak için. Farklı hayatlar, farklı şehirler araştırırdım.Bu özelliğim Edebiyat öğretmenimin gözünden kaçmamıştı. Bir gün bize hayallerimizle ilgili bir kompozisyon yazın dedi. Tüm düşüncülerimi aktardım o beyaz kağıda. Edebiyat öğretmenim Selin Hanım, kompozisyonumu çok beğendiğini, neden hayalinin peşinden gitmiyorsun? diye sordu. O zamana kadar belki de bana imkansız gibi gözüken bu hayal olabilecek gibi gözükmüştü. İlk isteğim o güzelliği ve ihtişamı ile tüm Dünya’nın beğenisini kazanmış İstanbul’u görmekti. Çok çalıştım ve beni bu konuda sürekli destekleyen öğretmenim sayesinde İstanbul Üniversitesi turizm rehberliği bölümünü tam burslu olarak kazandım. Hayatım boyunca tüm istediğim ana dilim gibi İngilizce, hatta bir kaç daha dil bilmek ve tüm Dünya’yı köşe bucak gezmekti. Ama ilk başta işe İstanbul’u gezmekle başladım. Bunun için araç kiralama firmasından kiraladığım opel bir araçla İstanbul’da gezmediğim yer bırakmadım.

Üniversiteyi kazandıktan sonra Selin öğretmenim bana çok yardımcı oldu. İlk önce bana bir ev kiraladık ve ev arkadaşı bulmamı sağladı. Selim öğretmenimin ailesi İstanbul’da yaşamaktaydı. O da İstanbul’a tayinini istemişti. Bana yardımcı olmak için kasabada olan ev eşyalarını evden eve nakliyat firması ile bana gönderdi. Onun hakkını hiç ödeyemem zamanla benim ablam oldu zaten. Ev arkadaşım Nazlı’nın babası inegöl mobilyası yapmaktaydı. Evde eksik olan eşyaları Nazlı babasına yaptırdı. Bu sayede hiçbir eksiğimiz kalmamıştı.

Ev arkadaşım Nazlı çok titizdi. Kocaman mavi gözleri ve sarı saçları vardı. Konservatuara gidiyor ve çok iyi resim yapıyordu. Herhalde Nazlı’yla anlaşamadığımız tek nokta temizlik konusuydu. Ben temizlik yapardım ama Nazlı gibi parke temizlemek için iki saat harcamazdım. Onun dışında çok eğlenir ve çok güzel zaman geçirirdik. Birbirimize arkadaştan öte kardeş gibi olmuştuk.

Nazlı harçlığını çıkarmak için resim yapıp, satardı. Ben de Sultanahmet’te bir cafede part-time çalışmaya başladım. Amacım hem harçlığımı kazanmak hem de yabancı dilimi geliştirmekti.  Bildiğiniz gibi Sultanahmet turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerden biriydi. Her gün istanbul tour yapan otobüslerle pek çok ülkeden turistler gelirdi. Gün boyunca onları seyreder, onlarla sohbet ederdim. Her gün yeni bir insan ve yeni bir kültür tanımak bana çok haz verirdi. Zaman içinde dilim hem okul hem de özellikle sürekli yabancılarla konuşmam sayesinde çok gelişti. Artık rahatlıkla cümle kurabiliyor ve anlayabiliyordum.

Dött sene çarçabuk geçmiş ve mezun olmuştum. Koca dört sene Nazlı ile pek çok anı biriktirmiştik. Onunla bazen öyle saçmalamış, bazen de öyle ağlamıştık ki. Ama artık kendi yollarımızı çizme vakti gelmişti. Ayrılmak çok zor olmuştu. Nazlı’ya giderken bir hediye vermek istedim. Beraber olan bir resmimizi ahşap tablo yaptırıp, kendisine verdim. Nazlı çok duygulandı ve saatlerce sarılıp ağladık. Ömür boyu görüşeceğimize söz verdik.

Ve ben ne yaptım? Dilim ve diplomam sayesinde ilk olarak bir yeminli tercüme bürosu bünyesinde çalışmaya başladım. Fakat oturarak iş yapmak bana göre değildi ve uluslararası iş yapan bir tur firmasına girdim.  Firma Dünya’nın neredeyse her yeri ile iş yaptığından hem işimi yaptım hem de Dünya’yı köşe bucak gezdim. Siz siz olun asla hayallerinizin peşini bırakmayın. Olmayacak demeyin ya olursa !