En Güzel Günler

Ailemle birlikte Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşıyorum. Annem ev hanımı, babam Dpf Cleaning Machine firmasında çalışmaktadır. Arada bir Ankara’ya gidiyor ve Bursa’ya geri dönüyor. Ben hukuk eğitimlerime devam ediyorum, erkek kardeşim ise eğitimi dışında arabalı yatak satışı yapan firmada satış danışmanı olarak çalışıyor.

Annem zamanının çoğunu evde geçirir ve bazen babam ile birlikte Ankara’ya gider. Babam her seferinde anneme Anıtkabir’e götürme sözü veriyor ve bir türlü götüremiyor. Bu sefer babamın yolu Ankara’ya 9 Kasım’da düştü ve annemle birlikte Ankara’ya gitti. Ankara Araba Kiralama ofisinin sahibi de arkadaşı olduğu için araba kiralamış ve 10 Kasım’da Anıtkabir’e götürdü. Yolda arabanın lastiği patlamış ve mobil lastikçi çağırmak zorunda kalmışlar. Küçük aksaklıklar olsa da Anıtkabir’e gitmeyi başarmışlar. Eve geldiklerinde annemin sevinci ve hüznü yüzünden okunuyordu. Geldiğinde ne hissettiğini sorduğumda böylesine güzel ve yoğun duyguları yaşamanın verdiği gururun hiçbir şeyde olmadığını ve bir önderin bu kadar sevilmesinin, sayılmasının hoşuna gittiğini anlattı. Gerçekten de öyle değil mi? Annemin mutlu olması beni de mutlu etmişti. Neyse ki ben İstanbul’da eğitimlerime devm ettirmeye karar verdiğimde en büyük destekçim ailem olmuştu. Arkadaşım Elçin ile birlikte İstanbul’da yaşayacağımız evi ayarladıktan sonra ailem İnegöl Mobilya firmasından aldığı eşyaları bize gönderdi. Elçin’le birlikte evimizi düzenledikten sonra ilk misafirlerimiz ailelerimiz oldu. Güzel güzel yemekler yaptık, etkileyici bir masa hazırladık ve ailelerimizle birlikte birlikte yedik. Ailelerimizin zamanının kısıtlı olması sebebiyle çok zaman geçiremeden Bursa’ya geri döndüler.

Biz eğitimlerimize devam ederken boş bir zamanda okul arkadaşlarımızla birlikte pikniğe gittik. Arkadaşlarımızdan Mustafa Elçin’e olan bakışlarını hiç gizlemiyordu. Piknikte de daha fazla kaynaştılar. Mustafa Elçin’e olan ilgisinden bahsetti. Elçin de bu ilgiden çok hoşnuttu ve aralarında bir ilişki başladı. Her ikisi de çok mutluydu. Eğitimlerinden sonra evlilik düşünüyorlardı. Mustafa aslen Antalyalı, İstanbul’da inşaat mühendisliği eğitimi alıyordu. Ve okul bitince büyük bir firmanın helikopterli şap uygulaması yapan bölümünde çalışacaktı. İşinin hazır olması hem Elçin’i hem de Mustafa’ yı rahat hissettiriyordu. Biz tatillerimizde Bursa’ya, Mustafa ise Antalya’ya gidiyordu. Bursa’da Elçin ailesine Mustafa’dan bahsetti. Mustafa da aynı zamanda kendi ailesine bahsetmiş. Aileler Elçin ve Mustafa’nın evlenmesi için tek engelin askerlik olduğunu söylemişler. Bu sebeple eğitimler biter bitmez Mustafa askere gidecek, o arada Elçin de düğün hazırlıklarına başlayacaktı.

Biz Elçin ile birlikte İstanbul’da bir hukuk bürosu açtık ve kariyer hayatımızda ilerlemek için sürekli çalışıyorduk. En iyi ceza hukuku avukatı denilince biz bilinmeye başlanmıştık. Mustafa’nın askerliğinin bitmesine yakın Elçin’i tatlı telaşlar sarıyordu. Sürekli düğün için araştırmalar ve alışveriş yapıyordu. Beklenen gün geldi ve Mustafa askerden geldi. Mustafa düğünden önce bizi Antalya’ya davet etti. Elçin ile birlikte gittik ve bizi Kaş’a götürdü. Kekova Pansiyon’da konakladık ve yöresel yemekleri yedik, sonrasında Mustafa’nın ailesinin yanına gittik. Çok güzel bir şekilde bizi karşılayan aile Elçin ve benim için bir oda düzenlemişler. Deniz manzaralı bir odada kalmak çok güzel bir duyguydu. Temiz havanın etkisiyle sabah erkenden uyandık. Mustafa’nın ailesi de kahvaltıyı hazırlamış bizim uyanmamızı bekliyorlardı. Kahvaltı yaptıktan sonra Mustafa bizi tekrar gezmeye götürdü. Mustafa bana eve girerken seni arkadaşım görmüş ve beğenmiş seninle tanışmak istiyor deyince çok şaşırmıştım.

Biz arabayla giderken Mustafa bahsettiği arkadaşını da arabaya aldı. Bir şey dememe fırsat bile vermeden çocukla tanışmış oldum. Adı Uğur’du. Uğur Polis Özel Harekat’ta görev yapıyormuş. Zaten görüntüsü de ben polisim diyordu. Polislik benim en büyük hayalimdi ve polis olamadığım için hukuk fakültesini bitirmiştim. Neyse ki gezimize dört kişi olarak devam ediyorduk. Doğruyu söylemek gerekirse gezimiz böyle daha güzeldi. Kendimi Elçin ve Mustafa’nın yanında sığıntı gibi hissediyordum. Biz Uğur ile dolaşırken Elçin ve Mustafa da birlikle dolaşıyordu. Gün boyu güzel fotoğraflar çekinip anılar biriktirdikten sonra Uğur numaramı istedi ve telefonda görüşmeye devam ettik. Uğur’da aslen Orduluymuş. Görevi gereği Antalya’daymış ve kısa bir süre sonra İstanbul’a tayin olacağını söyledi. Antalya’daki gezimiz bittikten sonra İstanbul’a geldik ve Elçin’in düğün hazırlıklarına devam ettik. Elçin her şeyin eksiksiz olmasına çok özen gösteriyordu. A dan Z ye mobilya, halı, perde, televizyon, beyaz eşya, küçük ev aletleri olmak üzere tüm ihtiyaçlarını almıştı. Ben telefonda anneme Uğur’u anlattım. Annemde en az benim kadar heyecanlanmıştı. Elçin’in düğününde onları tanıştırabileceğimizi söyledim. Zaman öyle çabuk geçiyordu ki düğün günü geldi. Tüm hazırlıklar tamamlanmıştı. Düğün günü Elçin ve Mustafa kadar ben ve Uğur da heyecanlıydık. Düğün gününden önce bir ozalit firması ile anlaşıp Elçin, ben, Mustafa ve Uğur’un güzel bir manzarada çekinmiş olduğumuz fotoğrafın basılmasını istemiştim. Evin anahtarı bende olduğu için uygun bir yere resmi astım. Düğün bittiğinde hep beraber yemeğe gittik ve gelinle damadı eve bıraktık. Salonda fotoğrafı gören elçin ve Mustafa çok duygulandı ve bana sarıldı. Sanırım en güzel şey iyi bir arkadaşlık ve arkadaşının mutluluğu ile mutlu olmak.